Bir saat, sahibinden önce bize emanet edilir.
Buraya gelen her parçanın bir geçmişi var: bir dedeye, bir düğüne, bir emekliliğe ait. Biz o geçmişi kadranın üzerinden okumayı öğrendik. Kasa cilalanmış mı, kadran orijinal mi, mekanizma kaç kez açılmış — hepsi bir hikâye anlatır.
Bu yüzden hiçbir saati sadece bir “ürün” gibi görmüyoruz. Ne bulduğumuzu olduğu gibi anlatır, eksiğini saklamayız. Yirmi yılı aşkın süredir bize dönüp gelen müşterilerimiz de tam olarak bunun için geliyor.
“Sattığımız her saati, geri almaya hazır olduğumuz fiyattan satarız.”
— dorasaat ailesi, ikinci kuşak